Ofis Ergonomisi

yazar:

kategori:

İş hayatı, aktif yaşantı içerisinde, uzun süresiyle, çalışan kişinin bir takım lokomotor sistem sorunları yaşamasına neden olabilmektedir. Özellikle ‘ofis çalışması’ içinde olan insanların pek çok bel , boyun, omuz ve el bilek problemleri direkt olarak ofis içindeki duruş ve alet kullanma yanlışlıkları nedeniyle gelişmektedir.

Ergonomi, çalışan kişinin işi, iş aletleri ve iş çevresiyle olan ilişkilerini araştırır. Çalışma ortamı ve alışkanlıkları ile basit ayarlamalar yapmayı öğrenmek kişinin rahatını ve verimliliğini büyük ölçüde arttıracaktır. Günümüzde, insan – makine – çevre ilişkilerini inceleyerek böyle bir ortamda insanların sağlıklı ve üretken şekilde çalışabilmeleri için gerekli düzenlemeleri yapmak önem kazanmıştır.
Masa ve bilgisayar başında uzun süre çalışanlarda gün sonunda boyun, omuz, el bileği sırt bölgesinde ağrı, hareket kısıtlılığı ve uyuşma gibi yakınmalar sıktır.

İş başarısını ve yaşam kalitesini de düşüren bu durum bazı temel ergonomik önlemlerle düzenlenebilir.

Çalışma alanı, masa (işin çoğunun yapıldığı yer) ve dolaplar, diğer çalışma birimleri (daha az kullanılan yerler) olmak üzere iki bölgeyi kapsar.

Sıradan bir çalışma biriminde üç kuşak bulunur (Şekil 1):

Birinci hat, işin %75-80’inin yapıldığı alandır. Bu alan, masa başında oturur durumda, dirsekler vücuda bitişik, dirsek masa hizasında eller mümkün olduğunca sağ ve sola açılmış biçimde, dirseği masadan

kaldırmadan masa üzerinde birer yay çizmekle belirlenir. Bu ilk çalışma hattında genellikle bilgisayar klavyesi, fare, yazma ve okuma alanları yer alır.

İkinci hat, işin %20-25’inin yapıldığı alandır. Bu alan da, masa başında oturur durumda, uzanılabilen en uç noktalara erişerek çizilen yaylarla belirlenir. Bu ikinci çalışma hattında telefon, hesap makinesi, bilgisayar ekranı, makinesi, bilgisayar ekranı, kalemlik, vs. yer alır.

Üçüncü hat ise genellikle göz seviyesinde ya da daha yukarıdadır. Burada referans materyalleri yer alır. Ağır ve sık kullanılan materyaller kolları uzatmadan, bilek ve omuzları zorlamadan ulaşılabilecek bir alanda bulunmalıdırlar.

ÇALIŞMA ORTAMININ DÜZENLENMESİ

ergonomi-resim

Masa

Çalışma alanının yüksekliği dirsek hizasında olmalıdır Dirsek yükseliği üst kol serbestçe vücudun yanında sarkar ve ön kol da üst kol ile dik açı yapar durumdayken ölçülür. Gerekli ayarlamalar çalışma yüzeyini ya da koltuğu yükselterek veya alçaltarak yapılabilir.

Eğer çalışma yüzeyi yükseltilemiyorsa koltuk ayarlanmalı ve koltuğun kendi içindeki ölçü oranlarını koruyabilmek için ayak desteği kullanılmalıdır. Ayak desteği iki ayağın da rahatça dayanabileceği kadar geniş olmalıdır

Çok kullanılan malzemeler kolay erişilebilecek bir mesafede bulundurulmalıdır.

Sık kullanılmayan malzemelerin kolay erişilemeyen mesafede olması aralıklarla masadan kalkmayı ve kan dolaşımın hızlanmasını sağlar, böylece uzun süreli hareketsizliğin yarattığı olumsuz etkiler de önlenmiş olur.

Koltuk

Yükseklik:

Ayakta dururken koltuğun oturma yerinin en yüksek noktası diz kapağı seviyesinin altına gelmelidir. Bu pozisyon otururken ayağın döşeme yüzeyinde düz durmasını sağlayacaktır. Koltuğun oturma kısmının arkasında baskı hissedilirse koltuk yükseltilmeli, önünde baskı hissedilirse koltuk alçaltılmalıdır. Amaç ağırlığın eşit dağıtılmasını sağlamaktır.

Derinlik:

Oturma yüzeyi, oturur durumdayken diz arkasına baskı yapmadan, sırt desteğinin sırtı desteklemesine izin verecek derinlikte olmalıdır. Eğer oturma yüzeyi çok derinse koltuğun boyutunu küçültmek için ekstra bir destek düşünülebilir.

Sırt Desteği:

Oturur durumdayken koltuğun arkalığı sırtın doğal kavisini desteklemelidir. Sırt desteğinin eğimi sırtın hafifçe arkaya yaslanabilmesine izin verecek açıda olmalıdır.

Genişlik:

Oturma yüzeyi kalçalara yandan baskı yapmayacak kadar geniş olmalıdır.

Kol destekleri:

Kol destekleri kolun üst kısmını destekleyerek sırt ve omuzlardaki baskıyı azaltabilir. Bununla birlikte kolçaklar koltuğun masaya yaklaşmasını ya da doğal hareketleri engelleyecek boyutlarda olmamalıdır.

Klavye ve Fare

ergonomi-klavye-el-pozisyonu

Klavye ve fare kullanırken kol vücudun yanında serbestçe sarkar,dirsek dik açı yapar ve bilekler düz olarak uzanır durumda olmalıdırlar

Klavye ön kol ile aynı düzlemde bulunmalıdır.

Fare klavye ile aynı seviyede ve kolay ulaşılabilir bir mesafede olmalıdır.

Klavye ve farenin dirsek hizasında bulunmasını sağlamak için ayarlanabilir sürgülü yüzeyler kullanılabilir.. Bu ek yüzeylerin bacak – masa mesafesini rahatsız edecek biçimde azaltmamasına dikkat edilmelidir.

Monitör

Göz-Ekran Mesafesi

Monitör gözlerden en az 65 cm uzakta bulunmalıdır. Genel olarak monitörü mümkün oldukça uzağa yerleştirmek ve yazı karakteri boyutunu arttırmak tavsiye edilir.

Yakın nesnelere bakarken gözler uyum sağlamak için fokus yapmak ve birbirlerine yaklaşmak durumunda kalır. Nesne ne kadar uzakta ise gözler o kadar az fokus yapar ve birbirlerine yaklaşırlar. Dolayısıyla göz yorgunluğu engellenir. Dinlenme pozisyonunda yani bakacak herhangi birşey olmaması durumunda belli bir mesafede göz fokus yapmaz. Bu mesafe düz karşıya bakıldığında 115 cm, 30° aşağıya bakıldığında 90 cm civarındadır. Böylece ne kadar uzağa bakılırsa o kadar göz yorulması önlenir. Eğer ekran okunabiliyorsa çok uzakta değildir; okunamıyorsa karakter boyutunun büyütülmesi önerilir.

Boyun Postürü

Alçak monitör yerleşimi kullanıcıların farklı boyun hareketleri sağlayacak pozisyonlar denemelerine izin verir. Göz seviyesinde yerleştirilen monitör ise kullanıcıyı hem duruş hem de görüş açısından uygun olan sadece bir çeşit pozisyonda kalmaya zorlar.

Aynı postürü uzun süre muhafaza etmek rahatsızlık verir. Kullanıcının başını dik tuttuğu pozisyondan yorulduğu zaman göz seviyesindeki monitörle bulunacak farklı postürler sınırlıdır. Alçak monitör yerleşimi ile hem baş dik pozisyonda tutulabilir hem de aşağı bakış sağlanır.

Sonuç olarak

Ekran mümkün olduğunca uzakta olmalıdır.

Klavye ellerin bilekle düz bir düzlem oluşturacak biçimde kullanılmasına izin verecek bir mesafede olmalıdır. Bunu sağlamak için daha uzağa da konabilir.

Fare klavyenin yanında durmalıdır.

90° açılı postür en doğru duruş değildir. Koltuk ayakların rahat hareket etmelerine, hatta uzatıldığında bile yere düz basabilmelerine izin verecek biçimde alçak olmalıdır.

Klavyeye erişmek amacıyla koltuk yükseltildiğinde ayaklar için ek bir destek kullanılmalıdır.

Ayak destekleri başka çözüm bulunamayınca kullanılacak elemanlardır. Ayak ve bacakların sadece bir pozisyonda durmalarına izin verirler.

Yine de koltuk yeterince alçak tutulabiliyorsa ayak destekleri bacak postürünü değiştirme imkanı sağladıklarından tavsiye edilmektedirler.

Kalça-bacak açısı 130° olmalıdır. Dik duruşta bütün omurlar üst üste binerek sıkışırlar ve diskler üzerinde baskıyı arttırırlar. Geriye yaslanarak oturmada ise ağırlığın büyük kısmı sırt desteği tarafından taşındığından bel kasları daha az çalışır.

Klavye yüksekliğinde değişiklikler yapmak özellikle bilek hizası altını desteklemek konfor açısından faydalıdır. Bilek-el düzlemi yatay olmalı, bilek düz tutulmalıdır.

Monitör göz seviyesinden aşağısında yerleştirilmelidir. Bu postür göz ve boyun problemlerini azaltır.

Bilek destekleri çok kalın, çok ince, çok sert,çok yumuşaklarsa ya da keskin kenarları varsa zararlıdırlar. Sürekli kullanımda da sakatlayıcı olabilirler. Sadece duraklamalarda kullanılmaları tavsiye edilir.

Daha az süreli ama sık sık her 10 dakikada 30 saniye ara vermek gerekir. Bununla birlikte15 dakikalık kahve molaları da ihmal edilmemelidir.

En doğru duruş bir sonraki duruştur. Uzun süre aynı postürü korumak zararlıdır. Doğru olan sık sık uygun postürler denemek, aynı kasları uzun süre zorlamamaktır.

Ofisde yapılabilecek egzersizler

Her bir gerinmede ona kadar sayıp ,bunu 5 kez yapmaya çalışmak yeterli olacaktır

ofis-egzersizleri